İnsanoğlu ne gariptir hiç ölmeyeceğini zanneder, ancak yaşlanınca her şeyi fark eder. İşte geç kalınmışlığın ve farkında olamayışın kısa bir özeti…
Nasıl yaşıyoruz? Neler yapıyoruz? Acaba farkın damıyız önemli bir imtihanın içinde olduğumuzun? Yoksa dünyevi meşgalelerin peşine takılmış, para mal, mülk, şöhret için mi yarışıyoruz? Ya çocuklarımız.. onları da OKS ve LYS’leri kazanmaları için yarıştırıyor da, ötelerin ötesini unutu mu veriyoruz.
Acı ama gerçek unuttuklarımız, hayatımızın anlamını ifade eden şeyler. Kimi zaman namaz kılmayı, kimi zaman iyilik yapmayı unutu veriyoruz. Güzel gözükmenin dayanılmaz hafifliğine kapılıp, tesettürü unutuyoruz. Çocuklarımız bu dünyada çok kazansınlar diye uğraşı veriyor, ahretlerini kaybettiklerini unutu veriyoruz.
Neleri kaybettiklerimizi bir tezahür edin bakalım, ne korkunç bir gerçek değil mi? İnsanın tüyleri diken, diken oluyor. Beklide hiç düşünmüyoruz birilerinin bizlere çizdiği hayatları yaşadığımızı. Oysa bize hayatın en güzelini, en mutlu olunasını çizen Rabbimizin önüne neleri koyuyoruz farkın damıyız acaba? Çok acıtıyor… Biliyorum, çünkü benim de canım çok yanıyor. En acı vereni de ne biliyor musunuz? Her şeyi bilip unutmamız değil mi?
Evet bunları canım yansın ve canınız yansın diye yazıyorum. Belki de farkına varıp değiştirmeye karar veririz hayatlarımızı. Ya da her şeyi bildiğimiz ukalalığı ile kapkaranlık bir cehaleti sürdürürü veririz. Evet bize diyorum. Evet size diyorum. Yani kendini Müslüman olarak tanımlayan her kese diyorum. Artık farkına varalım ne olur gittiğimiz yolun. Dilimiz farklı, yolumuz farklı olmasın.
Sokaklarımız hatta evlerimiz bize her şeyin iyi gitmediğini göstermeye yetiyor. Hiç kendimizi kandırmayalım ve asla şunu demeyelim ben kendimi kurtardım diye, çünkü kaybettiklerimiz analarımız, babalarımız, çocuklarımız, kardeşlerimiz. Bizi zaten diğerlerinden farklı kılan sadece kendimizi değil çevremizdekileri de kurtarmak değil mi? Yoksa bu nedenle bir kavmin helak olduğunu da unutumu verdik.
Evet daha benim unutup yazamadığım, sizin unutmak isteyip gizlediğiniz, daha ne çok şey var değil mi? Kendimizi bir an olsun kalbimizle baş başa bırakıp dinleyelim ve bakalım daha neleri unutmuşuz.
Bu satırları kaleme almamın nedeni kimse karamsarlığa kapılsın diye değil tabi ki. Halimize üzülelim ama çaresiz olmadığımızı bilelim. Unuttuklarımızı hatırlayıp, farkında olmadıklarımızın farkına varalım. Çok geç olmadan yani hemen şimdi aklımızı başımıza alalım. Çok kısa bir yaşam sürecinde, dünyevi isteklere kendimizi kaptırıp, sonsuzluğu heba etmeyelim.
Haydi hep birlikte, kalbimizin sahibine biraz daha yaklaşıp, hem dünya, hem ahret hayatımızı kurtaralım. Ve belki de en önemlisi ne halde olduğumuzun farkına varalım, ondan sonrası kolay…
Selam ve Dua ile…












09.11.2011




