
Santa Kiliseleri Ve Sümela Trabzon’a 43 km, Maçka’ya 16 km uzaklıkta bulunuyor Sümela Manastırı. Semavi Eyice'ye göre;"evvelce burada saygı gören siyah Meryem tasvirinden Sumela adını aldığı ve bu dağın adının da manastırdan dolayı Oros Mela - Karadağ olduğu" kabul ediliyor. Dik yamaçların altında, derelerin kenarından, uzun ince bir yoldan gidiyoruz. “Burası Karadeniz” diye bağıran muhteşem orman ve çağıldayan sular... Sümela vadinin yüksek yamacında, önce karşıdan selamlıyor ziyaretçilerini. Oldukça heybetli bir yapısı var. Otomobille ancak bir yere kadar çıkabiliyorsunuz. Sonra yarı patika yoldan yürüyüş… Manastırın kuruluşuna dair farklı rivayetler var. Yaygın olanına göre, ilk kurucuları Atinalı keşiş Barnabas ve yeğeni Sopheranios. Gönüllü Hıristiyanlarla birlikte buraya gelmişler ve tepesinden su damlayan bir mağara bulmuşlar. 385 yılında iki odalı ilk manastırı oluşturmuşlar. Barnabas ve Sopheranios’un ölümünden sonra burası kutsal sayılmış. Daha sonra Bizans İmparatoru Jüstinyen’in emriyle manastır genişletilmiş ve zengin bir kitaplık kurulmuş. 640 yılında çapulcular manastırı yağmalamış ve yıkıp yakmışlar. 644 yılında yeniden onarılmış. Kommenoslar’da manastırı onarımlar devam etmiş ve genişletme çalışmaları devam etmiş. III.Alexsios tacını burada giymiş. Bu tören sonrasında 72 odalı ve büyük kütüphaneli bir yapı haline getirilmiş. Sonraki Kommenos Kralları da manastırı fresklerle süslemişler. Sümela Manastırı’na çıkmadan önce birçok kişiden fresklerin bulunduğu duvarlara kazılan gereksiz yazıları duymuştuk. Gerçekten de tarihe saygısı olmayanların manastıra verdikleri akıl almaz zararlar vardı ama bizi üzen bir başka şey de restorasyonun yapılış şekliydi. Rasgele taşlar ve çimento ile yapılan restorasyon acaba ne kadar restorasyon olabilir?
Osmanlı Hoşgörüsü: Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u fethedince manastıra toprak ve altın bağışlamış. Yine rivayete göre Veliahtlığı sırasında Trabzon Valiliği yapan Yavuz Sultan Selim, hastalanınca Sümela rahipleri tarafından tedavi edilmiş. Yavuz Sultan Selim, tahta çıkınca manastıra yeni arazi ve dört altın şamdan ve altınlar bağışlamış. Osmanlı’nın hoşgörüsü II.Ahmet ve I. Mahmut zamanında da devam etmiş. Her iki sultan da bozulan fresklerin tamiri için manastıra bağışta bulunmuşlar. Karşılıklı hoşgörü havası Rusların bölgeyi işgaliyle birlikte bitmiş. Trabzon Rum Krallığı’nı yeniden kurma hevesiyle Sümela Rahipleri çevredeki Hıristiyanları ayaklandırmışlar. Rusların çekilmesiyle rahipler korkarak Trabzon’a inmişler fakat işgallerle birlikte tekrar manastıra dönmüşler. Savaşın lehimize dönmesiyle rahipler manastırın değerli eşyalarını St. Barbara Klisesi’ne gömerek Yunanistan’a kaçmışlar. Manastırı terk ederken de üç farklı yere dinamitler yerleştirip Rum çobanlara Türkler geldiğinde dinamitleri ateşlemelerini tembih etmişler. Dinamitlerin patlamasıyla manastır epeyce tahrip olmuş. 1923 yılında terk edilen manastıra gizlice gelen bir papaz kutsal Meryem ikonunu sakladığı yerden alıp Yunanistan’a götürmüş. Şimdi bu ikonun Yunanistan’ın Veria kenti yakınlarındaki Yeni Sümela Manastırı’nda bulunduğu, diğer ikonların ise Dublin ve Oxford’ta olduğu söyleniyor. 1962 yılında merdivenleri ile kapısı tamir ettirilerek turistlerin ziyaretine elverişli bir duruma getirilmiş olan manastır, 1972 yılında ise ziyarete açılmış.
Sümela Manastırı Kitabesi’nden:Sümela Manastırı'nın yapım tarihi bilimsel verilere göre 13. yüzyıla dayanmaktadır. 1204 tarihinde kurulan Trabzon Kommenosları Prensliği’nde III. Alexios'un (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla gelir sağlanmıştır. III. Alexios'un oğlu III. Manuel ve sonraki döneminde de Sümela yeni fermanlarla zenginleştirilmiştir. Sümela Manastırı'nın başlıca bölümleri; Ana kaya kilisesi, birçok şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazmadır. Ve bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir. Manastırın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Dar ve uzun bir merdivenle manastırın ana girişine ulaşılmaktadır. Giriş kapısının yanında muhafız odaları bulunmaktadır. Buradan bir merdivenle iç avluya inilmektedir. Solda, manastırın esasını teşkil eden ve kilise haline getirilen mağaranın önünde çeşitli manastır binaları bulunmaktadır. Sağ tarafta kütüphane yer almaktadır. Yine sağda yamacın ön yüzünü kaplayan büyük balkonlu bölüm keşiş odaları ve misafir odaları olarak kullanılmıştır ve 1860 yılına tarihlenmiştir. Avlunun etrafındaki binalarda odalardaki dolapları, hücreleri, ocakları ile Türk sanatının etkileri de görülmektedir. Manastırın ana ünitesini meydana getiren kaya kilisenin ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarları fresklerle donatılmıştır. Kaya kilisenin içinde avluya bakan duvarlarda III. Alexios dönemine art fresklerin varlığı tesbit edilmiştir. Şapeldeki freskler ise 18. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir ve üç ayrı devirde yapılan üç tabaka görülmektedir. Sümela Manastırı'nda fresklerde işlenen başlıca konular İncil'den alınmış sahneler, Hz. İsa ve Meryem Ana'nın hayatı ile ilgili tasvirlerdir

















Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.